mercoledì 16 giugno 2010

Cem Karaca, Barış Manço, Fikret Kızılok

"Anadolu Rock" diye nitelenen müzik, özellikle 1968'lerdeki gençlik hareketleri sırasında gelişmiş, yayılmıştı!
Cem Karaca, Barış Manço, Fikret Kızılok, "Anadolu Rock"un ilk ustalarıdır, vefât ettikleri için önce onları anıyorum, ama, Erkin Koray, Edip Akbayram, Selda Bağcan, Cahit Berkay, "Anadolu Rock"un ustaları arasında yer alan, hâlâ yaşayan müzisyenlerimizdir, onları da anmak bir ödev!
çoğunun eserlerini dinledim.
Cem Karaca'nın cenâze törenlerinde yerimi almıştım, 2004'de, Şubat Ayı'nda vefât etmişti büyük usta. Yalova'dan Üsküdar'a gelmiştim, öğleyin Cem Karaca'nın Karacaahmet'teki cenâze namazı'na yetişmiştim, Erkin Koray, Erol Büyükburç, tabut başında idiler. Cem Karaca, İranlı Babası Mehmet Karaca'nın uyuduğu mezarlığa gömülmüş, ben de bir süre sonra Üsküdar'a doğru yürümüştüm.
Barış Manço ile aynı mahalle'de yıllarca yaşamıştık, caddelerde birbirimize gülümserdik, sempâtik müzisyen, yaratıcı ustalığı ile dünya'da saygın bir yer edinmiş, erken vefât etmişti, 1999'da.
Fikret Kızılok, bir anlamda, "Anadolu Rock"un tam anlamı ile ustası, gerçek temsilcisi idi, 2001'de vefât etmiş, bizi çok erken terk etmiş bir müzisyendi.
Cem Karaca, Barış Manço, müziği topluluklarla yapmayı, yaşamayı seçmişlerdi, "Kardaşlar", "Kurtalan Ekspres" gibi toplulukları uzun bir süre sürdürdüler, korudular.
Fikret Kızılok, biraz daha bireysel bir yol seçmiş, ama, Çekirdek Sanatevi yıllarındaki gibi, müziksel okullar yaratmayı da bilmişti.
Fikret Kızılok'un "Yana Yana", "Zaman Zaman", "1968'ler" gibi albümlerini yıllarca dinlemiştim, şarkılarını ayrı ayrı inceledim, Anadolu türkülerini Rock'a nasıl uyarladığını da anlamıştım. Fikret Kızılok, daha gençken, Aşık Veysel, Ruhi Su, Aşık Mahzunî gibi ustalar ile besteler yapmış, türküleri yenilemiş, yeni ritmler, yeni duyuşlar yaratmıştı.
Cem Karaca, daha eski idi!
Cem Karaca, Charles Chaplin gibi, tiyatro sahnelerinde yetişmiş, Annesi Toto Karaca, Babası Mehmet Karaca ile, aynı sahnelerde oyunlar oynamış, müzikallerde roller almış, sonra da, müziğe yönelmiş, çeşitli çalgıları öğrenmiş, gittikçe ustalaşmış bir adamdı. Cem Karaca da, Aşık Geleneği içinde keşifler yapmıştı, Ruhi Su ile çalışmış, "Anadolu Rock"ı siyasî bir müziğe dönüştürmüş, "1 Mayıs Marşı"nı yazıp bestelemiş, siyasî tiyatro'ya destek olmuş, "Maden Ocağı" gibi albümleri ile de, işçileri açıkça desteklemiş idi.
Barış Manço, "Anadolu Rock"un ustası idi, Aşık Geleneği içinde yaşamış, sürekli şarkılar yazıp bestelemiş idi.
Cem Karaca'nın da, Barış Manço'nun da eserlerinin çoğunu dinlemiştim.
yaşayan "Anadolu Rock"çıları da dinledim.
Erkin Koray'ı, Edip Akbayram'ı, Selda Bağcan'ı, Cahit Berkay'ı, "Anadolu Rock"a dahil etmek istemediğim Timur Selçuk'u dinledim, bir anlamda hepsinin uzmanı olmayı da başardım!
Ruhi Su, Kazancı Bedih, Cem Karaca, Barış Manço, Ahmet Kaya ile ilgili makalelerimi, Hacıbektaş'ta yayınlanan Sulucakarahöyük Gazetesi'nde, 2006'da, yayınlamıştım.
Kazancı Bedih de, "Anadolu Rock"ı desteklemiş bir müzisyendi.
"Anadolu Rock"çılar, Gitar, Piyano, Bağlama, Bateri, Elektro Gitar gibi çalgılar kullanmışlardı şarkılarında, Batılı Rock'ın ustalarından yararlanmışlardı, Elvis Presley, John Lennon, Beatles, The Doors, Bob Dylan gibi ustalardan yararlanmışlardı.
"Anadolu Rock"un ustalarını saygı ile anıyorum.
yıllar sonra, 2003, 2004, 2005 yıllarında, müzik tarihi araştırmalarıma yeniden başlamıştım, bu sırada, "Anadolu Rock"ı yeniden inceledim, eserleri yeniden dinledim.
bugünün müzisyenleri arasında, "Anadolu Rock"ın öğrencileri diye kabûl edeceğimiz müzisyenlerin albümlerini dinledim, konserlerini izledim; Şebnem Ferah, Özlem Tekin, Nil Karaibrahimgil, Aylin Aslım, Şebnem Paker, Athena, Mercan Dede gibi müzisyenleri ya da müzik topluluklarını dinledim.
Şebnem Ferah'ın yedi konserini izledim, 2003'den itibâren, 2005'te, müzik tarihi araştırmalarıma biraz ara verdim, ama, notlarımı yazdım, yayınladıklarım arasında, yeni müzisyenler ile ilgili notlarım vardır.
ama, elbette, yeniler, öğrenci olarak kalmışlardır!
"Anadolu Rock"ın ustalarına yazık ki, hâlâ yetişemediler, hâlâ sorunları var, hâlâ, bugünün ustalığını yaratmış değildirler.
Cem Karaca, Barış Manço, Fikret Kızılok, büyük bir akım başlatmışlardı!
Türkiye Halkı'nın müziksel zenginliğini, Türkiye Coğrafyası'nın müziği esinleyen özelliklerini yaşadılar, yarattılar, önerdiler!
SİNAN ÖNER

giovedì 10 giugno 2010

Ruhi Su, Aşık Veysel, Münir Nurettin Selçuk

Ruhi Su, Aşık Veysel, Münir Nurettin Selçuk, 1923'de Mustafa Kemal Atatürk tarafından ilân edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk büyük müzisyenleri arasında yer alırlar. Batılı anlamda ilk büyük besteciler arasında, Cemal Reşit Rey, Ahmet Adnan Saygun, Ferit Alnar, Ekrem Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin vardır.
ben, bu deneme'de, Ruhi Su'dan, Aşık Veysel'den, Münir Nurettin Selçuk'tan bahsedeceğim.
Ruhi Su dinlediğimde daha çocuktum!
"Zeybekler"i, "Kurtuluş Savaşı Destanı"nı, "Şiirler Türküler"i, "Köroğlu"nu, "Pir Sultan Abdal"ı, Ruhi Su'nun sevilen kasetlerini dinlemiştim ilk kez. hepsinden de etkilenmiştim.
neden?
Ruhi Su, bu etki'nin nedenlerini notlarında yazmıştı.
bir neden, kuşkusuz, Ruhi Su'nun eğitilmiş sesi idi, Opera Eğitimi almıştı Ruhi Su, Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün destekleri ile, ses özellikleri daha çocukluğunda keşfedilmiş bir müzisyendi. Ruhi Su'nun sesi, ses yeteneklerini uygulayışı, ilk kez dinlendiğinde bile etkileyicidir.
bir neden de, yine Ruhi Su'nun yazdığı gibi, saz'ı ya da bağlama'yı kullanırkenki ustalığıdır. Ruhi Su, bir çalgı ustası idi, daha ilk dinlendiğinde bile, insan'ı etkileyen çalgıcılığıdır.
Ruhi Su, iyi bir seçici idi, besteciliğinde bir kusur olduğunu sanmıyorum, bestelerine yönelik ahlakî karakteri de, Ruhi Su'nun benzersizliğini kanıtlamıştı.
Aşık Veysel'i de çocukluğumda dinlemiştim ilk kez. Aşık Veysel, Dedem Abdülkadir Öner'e de konuk olmuş bir adamdı, gözleri görmediği hâlde, Anadolu'yu gezmiş, köy köy, kasaba kasaba, türküler derlemiş, besteler yapmış, türkülerini halk'a söylemiş idi.
Aşık Veysel, Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün keşfedip desteklediği bir müzisyen idi. Ahmet Kutsi Tecer de, Aşık Veysel'e destek olmuş, TRT Radyosu'nda Aşık Veysel'i kadrolamış, maaş'a bağlatmıştı. Aşık Veysel, hatırladığım kadarı ile, TRT'den emekli olmuş bir müzisyendir.
Aşık Veysel'in geleneksel aşık müziği ölçüleri ile yazdığı türküler, yıllarca radyolarda çalmıştı, Aşık Veysel, şiir ile felsefe'yi, derlemecilik ile kişisel yaratıcılığı sentezlemiş büyük bir Şâir, büyük bir Aşık idi.
Münir Nurettin Selçuk'u da çocukluğumda dinlemiştim!
Münir Nurettin Selçuk, saygın bir müzisyendi, halk arasında hayranlık yaratmış, ustalığı ile, 1923'den sonraki ilk büyük müzisyenlerden biri olmuştur, Atatürk'ün de dostlarından biri idi, Münir Nurettin Selçuk, Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün, Celâl Bayar'ın desteklerini kazanmış, ama, bir öğrenci olarak ya da desteklenmiş bir müzisyen olarak kalmamış, besteciliği ile, icrâ yetenekleri ile, hep doruklarda yaşamış bir müzisyen idi, Atatürk Devrimleri'ne lâyık bir geleneksel müzik deneyimi yaşamıştı.
Münir Nurettin Selçuk, Osmanlı Saray Müziği ile Halk Müziği deneylerini ele almış, çalgıcılığında, besteciliğinde, ses yeteneklerini uygulayışında, tarihsel deneylerden yararlanmış bir müzisyen idi.
Münir Nurettin Selçuk'un evlâdı Timur Selçuk da, büyük bir müzisyen'dir. yıllarca, Timur Selçuk da dinledim, ama önce, Münir Nurettin Selçuk dinlemeyi seçtim. Münir Nurettin Selçuk, bir anlamda bana da dostluk yapmış -Montaigne'nin yazdığı anlamda!-, beni yetiştirmiş, duyuşlarımı, kavrayışlarımı güçlendirmiş bir müzisyen'dir.
Ruhi Su'nun, Aşık Veysel'in, Münir Nurettin Selçuk'un müziksel eserlerini incelemek, dinlemek, anlamak, hatta sevmek, bir ödev olduğu gibi, iyi bir seçimdir, iyi bir yaşayış yolu'dur.
SİNAN ÖNER

mercoledì 9 giugno 2010

Müziksiz Hayat, Müzikli Hayat!

Friedrich Nietsche, "müziksiz hayat, hatadır" der!
ben de, müzik dinledim.
demek, yaşadıklarımda, "hata"nın yeri az, az hata yapmışım, çünkü, çoğu kez müzik dinledim.
basit bir mantık yürütme böyle söyletiyor bana.
bu sayfalarda, müzikten bahsedeceğim. müzik tarihi'nden, müzik deneyimlerimden, müzisyenlerle yaşadıklarımdan, müziğin bana anlattıklarından bahsedeceğim.
Batı Müziği deyince, Klasik Müzik geliyor aklımıza, Klasik Müzik deyince de, besteciler geliyor, Flarmoni, Senfoni Orkestraları geliyor,Piyano, Keman, Viyolensel, Viyola, Arp, Obua, Org, Flüt, Gitar, Trompet gibi çalgılar geliyor. elbette, daha çok çalgı var, hepsini yıllar geçtikçe keşfediyoruz, keşfedeceğiz.
Batı Müziği'nin tarihsel aşamaları sırasında, Blues, Jazz, Flamenco, Rembetiko, Rock'n Roll gibi müzik alanlar meydana geldi, farklı Batı Müziği deneyimleri. 
Asya, Afrika, Latin Amerika kıtalarında, farklı müzik akımları, müziksel deneyimler meydana geldi, insanlık tarafından yaratıldı. Arap Müziği, Türk Müziği, Rus Müziği, Hindistan Müziği, Çin Müziği, Japon Müziği, İran Müziği, daha pek çok farklı halk müzikleri, tarihsel süreçlerden bugünlere geldiler.
ben, hepsinden örnekler dinledim, bazılarından çok, bazılarından az. dinlediklerimi anmak, anlatmak, dinlediklerime yönelik notlar almak istiyorum bu sayfalarda.
şimdilik, genel bir kültür olarak müzik'ten bahsettim.
dünya'da, bir dünya müzik haritası olduğuna kuşku yok!
müziğin dünya'ya yayılmasının da bir "harita"sı vardır, dünya radyolarının bu anlamda tarihsel özellikleri incelendiğinde, ilginç bilgiler edinmek mümkün.
Friedrich Nietsche, "müziksiz hayat, hatadır" diye yazdığında, radyo hâlâ yok idi, müzik, ya soyluların salonlarında, ya müzik okullarının salonlarında, ya da sokaklarda icrâ edilmekteydi, dinlenmekteydi. böyle olmasına rağmen, müzik'ten uzak yaşamak, "hata" idi.
20. Yüzyıl, müzik açısından bir "radyo yüzyılı" idi, ama, çok kısa sürede, yenilikler yapıldı, müzik açısından bir "teknolojik devrim" yaşandı dünya'da.
son yıllarda, internet de, müziği, bilgisayarlar ile, tüm dünya'ya taşıyor, büyük bir nüfûs müzik dinliyor.
ben, müziği, önce, radyolarda, televizyonlarda, sonra, salonlarda, teyp, pikâp gibi özel müzik dinleme aygıtlarında, daha sonra da internet'te, bilgisayarlarda dinledim.
Türkiye'de yaşadığım için, bazı güçlükler yaşadım.
ama, müzik, insan'ı güçlendiren bir sanat olduğu gibi, bir seçicilik yeteneği de kazandırır insan'a. 
bu ilk müzik denemesi böyle kalsın.
müzik yazmaya devâm edeceğim!
SİNAN ÖNER