mercoledì 9 giugno 2010

Müziksiz Hayat, Müzikli Hayat!

Friedrich Nietsche, "müziksiz hayat, hatadır" der!
ben de, müzik dinledim.
demek, yaşadıklarımda, "hata"nın yeri az, az hata yapmışım, çünkü, çoğu kez müzik dinledim.
basit bir mantık yürütme böyle söyletiyor bana.
bu sayfalarda, müzikten bahsedeceğim. müzik tarihi'nden, müzik deneyimlerimden, müzisyenlerle yaşadıklarımdan, müziğin bana anlattıklarından bahsedeceğim.
Batı Müziği deyince, Klasik Müzik geliyor aklımıza, Klasik Müzik deyince de, besteciler geliyor, Flarmoni, Senfoni Orkestraları geliyor,Piyano, Keman, Viyolensel, Viyola, Arp, Obua, Org, Flüt, Gitar, Trompet gibi çalgılar geliyor. elbette, daha çok çalgı var, hepsini yıllar geçtikçe keşfediyoruz, keşfedeceğiz.
Batı Müziği'nin tarihsel aşamaları sırasında, Blues, Jazz, Flamenco, Rembetiko, Rock'n Roll gibi müzik alanlar meydana geldi, farklı Batı Müziği deneyimleri. 
Asya, Afrika, Latin Amerika kıtalarında, farklı müzik akımları, müziksel deneyimler meydana geldi, insanlık tarafından yaratıldı. Arap Müziği, Türk Müziği, Rus Müziği, Hindistan Müziği, Çin Müziği, Japon Müziği, İran Müziği, daha pek çok farklı halk müzikleri, tarihsel süreçlerden bugünlere geldiler.
ben, hepsinden örnekler dinledim, bazılarından çok, bazılarından az. dinlediklerimi anmak, anlatmak, dinlediklerime yönelik notlar almak istiyorum bu sayfalarda.
şimdilik, genel bir kültür olarak müzik'ten bahsettim.
dünya'da, bir dünya müzik haritası olduğuna kuşku yok!
müziğin dünya'ya yayılmasının da bir "harita"sı vardır, dünya radyolarının bu anlamda tarihsel özellikleri incelendiğinde, ilginç bilgiler edinmek mümkün.
Friedrich Nietsche, "müziksiz hayat, hatadır" diye yazdığında, radyo hâlâ yok idi, müzik, ya soyluların salonlarında, ya müzik okullarının salonlarında, ya da sokaklarda icrâ edilmekteydi, dinlenmekteydi. böyle olmasına rağmen, müzik'ten uzak yaşamak, "hata" idi.
20. Yüzyıl, müzik açısından bir "radyo yüzyılı" idi, ama, çok kısa sürede, yenilikler yapıldı, müzik açısından bir "teknolojik devrim" yaşandı dünya'da.
son yıllarda, internet de, müziği, bilgisayarlar ile, tüm dünya'ya taşıyor, büyük bir nüfûs müzik dinliyor.
ben, müziği, önce, radyolarda, televizyonlarda, sonra, salonlarda, teyp, pikâp gibi özel müzik dinleme aygıtlarında, daha sonra da internet'te, bilgisayarlarda dinledim.
Türkiye'de yaşadığım için, bazı güçlükler yaşadım.
ama, müzik, insan'ı güçlendiren bir sanat olduğu gibi, bir seçicilik yeteneği de kazandırır insan'a. 
bu ilk müzik denemesi böyle kalsın.
müzik yazmaya devâm edeceğim!
SİNAN ÖNER

Nessun commento:

Posta un commento